
Ben Duygu; Ağın'da güneş bulutların arasından çıkınca yürüyüşe çıktım. Ağın'da çarşı yolunda durduğumda vitrindeki eski kitap dikkatimi çekti. Ağın'da filtre kahve molası verdim; kendimi daha dinlenmiş hissettim.
“Nasılsın Duygu” mesajı Ağın'da ıhlamur molama denk geldi. Ağın'da sahafın önünde günün sakin saatlerinde görüşmeye karar verdik. Ağın'da gün batımının renkleri hakkında yazıştık; bir sonraki durağımı düşündüm.
Ağın'da beklerken radyoda çalan şarkı dikkatimi çekmişti. Ağın'da yanımdaki kişi adımı sordu; “Duygu” diyerek gülümsedim. Ağın'da otobüs durağının yanında sade soda molasından söz ettik; bu sessizlik hoşuma gitti.
Ağın'da güneş bulutların arasından çıkınca eve doğru yürümeye başladım. Ağın'da parkın kenarında arkadaşım “Hoşça kal Duygu” dedi. Filtre kahve molamız ve defterimdeki küçük çizim aklımdaydı; sohbetimizi gülümseyerek hatırladım.
Ağın ilanını okuAkpınar
Adım Duygu; Akpınar'da serin bir akşamüstü kendime zaman ayırdım. Akpınar'da tezgâhtaki meyveler aklımda kaldı. Akpınar'da kitapçının önünde yürüyüşü bitirip çay içtim; telefonumu çantama geri koydum.
Başpınar
“Nasılsın Duygu” mesajı Başpınar'da filtre kahve molama denk geldi. Başpınar'da sahafın önünde hafta sonu sabahında görüşmeye karar verdik. Başpınar'da sokak müzisyeninin ezgisi hakkında yazıştık; bu sessizlik hoşuma gitti.
Şenpınar
Şenpınar'da beklerken masadaki çiçek vazosu dikkatimi çekmişti. Şenpınar'da yanımdaki kişi adımı sordu; “Duygu” diyerek gülümsedim. Şenpınar'da sahafın önünde çay molasından söz ettik; arkadaşımla yeniden haberleştim.














